Yaban Gülü


Biliyorum gözünüz yollarda kaldı, niye yazmıyor bu kadın dediniz, ay acaba gülecek bir şey mi bulamadı diye meraklandınız… Endişeye gerek yok. Keyfim yerinde şükür, sadece… fırsat olmadı.

Daha önce bahsetmiş miydim? 2 kat altımızda bir oğlu, bir kızı olan bir çift oturuyor. Geçen sene, nasıl başladıysa, aramızda sessiz bir anlaşma başladı. Birbirimizi sadece telefondan ve asansör karşılaşmalarından tanımamıza rağmen; bazen bizim kızlar onlara gittiler, bazen de onların çocukları bize geldiler. Son zamanlarda ise çocuklar işi iyice abarttılar, cuma akşamından başlayarak sadece yatmak için herkes kendi evine dönmek koşuluyla tripleks bir ev misali kah onlarda, kah bizde kelimenin tam anlamıyla kudurdular!

Bana kalsa bu şekilde mutlu mesut giderdim.

Ama komşumuz dayanamadı. Haklı olarak çocukları kimin evine girip çıkıyor, tanışmak istedi.1 ay kadar önce telefon edip, bir gün eşimle beni çaya çağırmak istediğini söyledi. Ben “tabi tabi çok memnun olurum” dedim.

Dedim ama bu noktada yalan söyleyemeyeceğim, tüylerim diken diken oldu. Bu tip buluşmalar bana zorlama buluşmalar gibi geliyor. Hiç tanımadığın bir insanla, sürekli gülümsemek suretiyle 1 saat kadar aynı odada sohbet açmaya çalışacaksın. Bence gerek yok. “Tabi tabi” dedim ama içimde deriiiin bir nasılsa ortak bir vakit denk getiremeyiz bu da lafta kalır umudu!

Ayça doğduğunda, karşımızda oturan (şu anda genç bir adam var, hikayesini anlatmıştım.) dünya naziği hanım, hediyesini de alarak bize gelmek istediğini söylemiş; ben de palas pandıras annemi çağırmıştım. Sohbeti onlar eder, ben de bitki gibi yanlarında gülümserim diye. Öyle de olmuştu.

Sonra geçen ay minik komşu kızımızın cicili bicili doğumgünü davetiyesi geldi;üzerinde  “annenizi ve sizi bekliyorum” yazıyor. Bunu da usta bir manevrayla “ay misafirim gelecek, ben kızları bırakıyorum. Mutlu yaşlar olsun. Bir ihtiyaç olursa beni ararsınız seyirtirim” diyerek savuşturdum. Yalan olmasın diye de misafir çağırdım. Denk getirdim diyelim.

Pazar akşamı, kızını çağırmak için telefon ettiğinde: “dün sizi aradım evde yoktunuz. Bir kaç gün önceden ararım, zaman kararlaştırırız. Yoğunsunuz herhalde.” dedi. Gözümün önüne kendimi elimde kekim, 2 kat aşağıya inerken gördüm, artık kaçış yoktu.

Komşumuz son vurucu darbeyi de geçen akşam yaptı. Aşure ayında olmamız itibariyle, kapmış bir kase aşure, bize getirmiş. Kapıyı Aytuğ açtı, binbir teşekkür, “ay bayılırım aşureye” yaltaklanmaları. Çıngar çıkarırdım ama benim yaptığım çok basit bir salataya da aynı tezahüratı yaptığı için sustum.

Aytuğ, bu esnada, salonda pusup, televizyon seyretmekte olan bendenize döndü, sadece: “ayıp” dedi.

Sabah kahvaltıda,maksat muhabbet aşureyi de çıkardım: “al” dedim, “pek kıymetli komşunun aşuresini tat”. Sonra da ukala bir surat takınıp ekledim: “sanırım hazır paket aşureden yapmış, baksana kalıp gibi.”

“Ne kötü bir kadınla evlenmişim ben” dedi, seyrediyorsanız Leyla ile Mecnun’daki Mecnun’un tonlamasıyla. (Seyretmiyorsanız da mutlaka bir bölüme bakın TRT1’de hayatımda gördüğüm en absürt komedi)

Gülüştük. “Artık kaçışın yok biliyorsun, di mi?” dedi. Konuyu değiştirdim. (Bu arada aşure gayet güzel olmuştu, gıcıklığına yaptığımı anlamışsınızdır.)

İşe gitmek üzere çıktık, annemi de aldık ofisine bırakmak için. Annem o 5 dakikalık yola bir hikaye sığdırdı: emekli olan arkadaşlarına yemek düzenlemişler, sadece 5 kişi gelmiş. Gençler ne yabaniymiş, ne ayıpmış. Nezaketen gidilirmiş böyle şeylere.

Aytuğ pası gole çevirmek için, topu havada yakaladı, bir nefeste benim yabaniliğimden bahsetti. Kayınvalide damat beni defe koyuverdiler.

Sanırım bu cumartesi annem ve Aytuğ kızları da alarak komşumuza gidecekler. Gelen tabak boş gönderilmeyeceği için, Aytuğ hazır paketten aşure yapacak.

Ben ise yaban yaban evi karartıp tek başıma çekirdek çitleyeceğim. Hasta olsam, bir yudum su getirenim olmayacak.

Reklamlar

14 thoughts on “Yaban Gülü

    • Benim tabi. Ben, senle mesela 40 yilda bir gorusurken, cocugum munasebetiyle tanis olduklarimla can ciger kuzu sarmasi olmak zorunda olmamaliyim… Kahvaltida soylediklerimi kasdettiysen onlar tabi ki saka. Komsumuz da cok tatli bir hanim belli, ama bende su an icin bir kisilik bile yer kalmamis. Yabanligim bu yuzden.

  1. En güzelini yapıyorsun, içten gelmeyen, ama ayıp olur halleriyle herkersi memnun edelim derken kendi hayatımızı kaçırır olduk… Bu arada annen süper bir kurtarıcı anladığım :))

  2. bu annelerin damatlarla bir olması da ne oluyor. aynı dert benim başımda da var. zoraki dostluklar cidden stress kaynağı benim için de, seni çok iyi anlıyorum arkadaşım.

  3. Bu komşuculuk hallerinden bende hiç hazzetmem seni çok iyi anlıyorum.Ama bu gibidurumlarda anneler hemen bi nasihat moduna girerler tabi yakınlarda damatları varsa birlikte iyi bir ikili oluşturmak için damatlarda ellerinden geleni yaparlar.Bu durum bizim evdede aynı.Bırak el ele tutuşup gidip ziyaretlerini yapsınlar.Sana çayda çorbada veren bulunur.Bana bir telefon açman yeter canikom.Ama Aytuğ’un “ayıp” ına bayıldım.Ayıp yani çocuk ne desin.,,,

    • Evet ya. Bu sabah da ilk lafi, sen cagir bari komsuyu oldu. Yaziyi okumus herhalde, bi gunaydin de once!
      Hayir asureye tav oldu diyecegim, senden gelen dunya lezzetlisi asure vardi zaten. Az once son kirintilari bitirdim. Eline saglik.

  4. Unutma,’Komşu komşunun külüne muhtaçtır’.Eğer komşu olarak bana güveniyorsan ona birşey diyemem.Ama meğerse bu ‘gençler’annelerinden ne kadar şikayetçiymiş…Biraz alındım doğrusu.Hayır hepsi de yüzümüze birdolu şirinlikler yapıyor,biz de gerçekten seviyorlar sanıp seviniyoruz.Figenin hakkını yemeyeyim ama komşum olan genç ile hergün sabahtan akşama kadar yanımda olanın gerçek yüzlerini görmüş oldum.Azra,sözleşme ne zaman yenileniyordu?

  5. Tescilli bir yabani olarak kendine ve iletişim kurmak isteyen kişilere bir şans vermeni öneririm. Bazen hiç beklenmedik güzel sürprizler çıkıyor karşına. Hakikaten vaktin varsa tabii… Ne olur, en fazla birbirinizden hoşlanmaz, medeni bir şekilde eskisi gibi devam edersiniz. Öptüm.

  6. Esracim, benim “gurbet ellerdeki” yaralarim:

    * Sadece yeni tanisikliklar ve her seferinde sepet gibi kibarca gulumsemeler…daha fazla ileri gidemeyen…ya da ancak iki sene sonunda biraz arkadasliga dogru ümit veren…

    * Komsu SIFIR… kimsenin kapisini calamam. Calsam korkudan yuzume kaparlar. Ilk geldigimde de Noeldi… “Christmas Cookies yapip komsulara götürelim” naiv dusuncem esim tarafindan tatli bir sekilde kabul edilmedi. Simdi anliyorum nedenini…

    Orta yol : )))

    • Senin gibi sevgisi gözlerinden akan birisi için çok zor oralar tahmin ederim. Ben mutlu mesut yaşayabilir miydim acaba?
      Bu arada yeri gelmişken, önce Almanya yerine Londra’ya çıkartma yapmamızın sebebi sadece tam olarak da bu. Eniştemiz Türk stiline hafif ısınınca söz ilk hedefimiz oralar olacak. Bir de biz görelim şu zuzaylı komşuları!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s