Kocası Ukrayna’ya İş Gezisine Giden Bir Kadının Bakışlarla İmtihanı


fotoğraf (5)

– Kocan yok mu?
-Ukrayna’ya gitti
(Hafif müstehzi) Gelir mi?
-Kendi bilir

——————————————————————————-

-E Kiev’e gitmiş kocan? Bize niye hiç haber vermiyor?
-Bana da vermedi merak etme:)

——————————————————————————-

-Kocan nerde?
-Ukrayna’da
-Güzel kızlar varmış orda
-Varmış
-Hı. Bil istedim.
-Sağol

———————————————————————————

-Hafta sonu n’apıyorsunuz?
-Kocam yok.
-A nerde? Yine mi Ukrayna’da? Ne sık gidiyor.
-Yok ya hep Arap ülkelerindeydi son zamanlarda.
-Ha bana öyle geldi demek!

 

Bundan sonra Ukrayna’da da olsa, İran’da, Dubai’de, Katar’da filan diycem. Ne fesatsınız kardeşim!

 

Reklamlar

14 thoughts on “Kocası Ukrayna’ya İş Gezisine Giden Bir Kadının Bakışlarla İmtihanı

  1. Boşver! Herkesin yorumu kendine… Benim kocam da bir seneliğine İngiltere’ye gittiğinde benim arkadaşlarım (daha çok erkekler) “napıyorsun sen ya! Emin misin?” falan olmuşlardı, gözlerinde az buçuk imrenme pırıltılarıyla… Her şey olacağına varır… Sen yine de patlat keline bir tane döndüğünde… 🙂 Sevgiyle tabii…

  2. Yalnız Dimyata pirince giderken, evdeki bulgurdan da olunabilir pekala! Ukrayna sadece aptüş erkeklerimizin rüyalarını süsleyen bir ütopya. Kalan sağlar bizimdir!
    Allah kavuştursun, iyi yolculuklar dilerim.

  3. Yasadiklarimi 3 satirda da olsa aktarmaliyim diyerekden ; su uzun omrumde, bir sure – yaklasik 10 yil – rusya,ukrayna,belarus gibi ulkelere neredeyse 20 gunde bir gider gelir olmustum. Ustelik ilk gitmeye basladigim yillar 1995-96 lardi. Acligin kol gezdigi,maaslarin 30$ oldugu gunler. Sadece bizim erkeklerimiz degil,dunyanin dort bir yanindan gelen erkekler cukulata havuzuna dusmus gibiydiler . Ama hangileri derseniz, ben de daha ziyade ‘ ticaret yapmaya gelenler, kadina ac toplumun ac erkekleri , kadini meta olarak goren zihniyetin erkekleri, ve en cok da ‘din iman bin mintan’ erkekleri derim . Ama bunlar erkek merkek de dinlemiyorlar, acikcasi benom bile kadin basima aldigim ‘ bin cesit’ teklifin haddi hesabi yok..ilk seyahatlerdeki ‘moral ve inanc kirikligi’ zaten bir zaman sonra yerini ‘aman hehe bilyom biliyom dicegini’ ye birakiyor ya .. Buna ragmen en buyuk bir darbeyi de ‘komunist’ arkadasim (40 yas civari) 14 yasindaki bir kucucuk kizla cafeyegirdiginde yasamistim. Oradan nasil ciktigimi, allahin kara kisinda yalniz basima sokaklarda hungur hungur nasil bogurdugumu, bumuymus tanrim, bunun icin mi biz ‘kapitalizmi lanetledik’ isyanimi hala dun gibi hatirlarim. Bildiginiz pedofiliydi yani. Onlarin erkekleri hep sarhos,kadinlarin ise ‘calismasi’ gerekiyor. Bu kadinlarin mantigi su : duygusallik sadece kisinin kendisi icindir . Seks nakit demektir. Bu da bir isdir, kimi el beceresini satar, kimi aklini satar, kimi bedenini. Yaptigim isi iyi yapacagim, nakitini aldigim salagin demek ki daha da nakiti var, o zaman hedef, 2 saatlik is akdini ‘ omur boyu is akdine yani evlilik akdine’ donusturmek olmali.
    Onlar icin sadece bir yasam araci seks ve yapabilmislerse ‘ yuvasini bozarak’ kaptiklari kendilerinden onlarca yas buyuk salak erkekler omur boyu garanti,hele ki kalacak mirasi da dusunurseniz, o nedenle de hemen genelde cocuk dogururlar. Acikcasi ahlaki degerler farkliligi var, ve bunu cok dogal buluyorlar. Ask var mi bu kadinlarda ? Vardir her halde..ben gormedim .
    Netice : kadinlar profesyonel, gozleri donmus,akin akin dunyaya aciliyorlar. Duzgun insanlarin bu ‘tuzaklara’ duseceklerine hic inanmiyorum , o nedenle rahat olmali.. ve gene de ‘ gozumuz evimizin direginin uzerinde olsun ‘…

    • Yazdığımın böyle bir anıyı tetikleyeceğini bilemezdim. Çok üzücü sahneler… Ben de gittim ukrayna, rusya malesef o kadar göz önünde ki ticaret. Ama karşılığında türklerle evlenmiş kadınlarla da tanıştım. Benden daha örf ve adetlere bağlı. Ön yargıyı bırakmalı.

      • Cok haklisiniz, on yargiyi kirmam gerek, kesinlikle … ama en zor kırılanı ya… bir de birebir yasadiklarim,gorduklerim iyice yerlesti, bu da var. Bir de donup dolasip ayni yere geliyorum : insan nedir, kimdir, ahlak, kime gore ahlak.. bana gore mi , o na gore mi… aslolan insanin mutlulugu, muhtemelen en ufak hareket dahi buna odakli… zor,zor, hayat zor.. 🙂

  4. Peki Esra; kocan dönüp de bunları okuduğunda ,eşim bunca senedir beni tanımamış diye üzülebileceğini hiç düşündün mü ?????

    • Kocam çoktan döndü. Hatta ben önce ona söyledim nedir bu kocası ukraynaya giden kadının çilesi diye, birlikte güldük. Bu arada kocama edilmiş tek satır yok ki yukarıda?

  5. Bunu okuyunca, arkadaşım geldi aklıma, kocası senelerce moskova, azerbaycan, gezdi durdu. 6 ay gormedigi oluyordu esini. Ogluna ardından kızına hep tek başına baktı. Hayat mücadelesi yaşarken herkesten bu şekilde yorumlar duymaktan o kadar üzülüyordu ki, kabuğuna çekildi, kimseyle görüşmez oldu, Ne kadar çok ağlıyordu, kendisine bu sözleri acımasızca söyleyenlere kızıyordu. Bizim dilimizde şaka diye söylediklerimiz, ne yazık ki yaralıyordu onu. Arkadaşıma bu verdiği zararı gördükten sonra şakasını bile etmemeye karar vermiştim.

    • Sertab Erener söylüyor:

      “Ne canlar yakıyoruz hiç istemeden
      Ne ahlar alıyoruz ”
      “Başka hikayelerde oyunlar oynuyoruz
      Kazanmıyoruz üstelik hep bozuyoruz”

  6. insanımız ‘kötü’ ve başkalarının olumsuz durumundan ‘gizliden’ zevk alır. benden ırak cehenneme direk olsunlar….yıllar önce iş yerinden bir büyüğümüzün eşi üst düzey yönetici olarak Romaya’ya atanmıştı bir süreliğine. şirketteki ‘densiz’lerden biri gelip bu hanıma ‘eeee ne zaman boşanıyorsunuz ?’ demişti. allahından bulasıca.

    ben de ukraynaya gittim, st.petersburg ve moskovaya da. malzeme ziyanlığı be ! bende 150 cm de her şey var, onlarda 150 cm de ancak şeyine gelebiliyorsun. git git bacak, git git halen bacak.
    tek avantajım kalabalık kaldırımlarda bacak aralarından rahatça gezmek oldu.

    öperim canım.sarılll kocana.kimse sendeki espri ve ruha sahip olamaz !

  7. Bak okudum okudum, hak verdim de, ama olayı bambaşka bir yere çeviresim geldi 🙂 Yükü de biraz erkekerln üzerinden alalım. Erkek-kadın farkının değil, insan olmanın önemi çıksın ortaya! Bayanlar da gidebilir oralara, farklı amaçlar için. Neden erkek gidince korkuluyor… kadın gidince de korkulur bence. Amaç kötüyse eğer 🙂 Bu konuda ben ‘aradaki eşitsizliğe’ karşıyım. Sadakat tek taraflı değildir, ayrıca tek eşlilik insan doğasına aykırı falan da değildir. Bu bir seçimdir 🙂 İnsanlar seçimleri ile kaderlerini belirlerler, bence. Yani oralar, buralar tehlikeli ise, her iki cins için de tehlike yaratır ama güven ve sadakat varsa o zaman kim giderse gitsin işini halleder, oyalanmadan gelir :)) He bi de o kadar uzağa gitmeye de gerek kötü senaryolar için…. Yani korkulcak ya da kötü senaryo yazılcak bir durum olmamalı… Ben o korku kısmını zayıflığa bağlıyorum. O kadar zayıf bir insanla da hayatınızı nasıl geçirirsiniz zaten o da bi ayrı soru olur. Yeter ki insan aklı melekelerini kullanma uyuşukluğunu yaratmasın kendinde. (kanun sarhoşluğu savunmaz, çünkü insan kendi iradesi ile aklı melekelerine gerektiği gibi kullanma hakkını kendinden alır ) Yani aslında sarhoştum hatırlamıyorum demek, kendim içtim, sarhoş oldum ve yaptım yani yapma iradesi ile kasıtlı olarak alkol aldım gibi bir durum çıkartır ortaya 🙂 o yüzden, don’t worry be happy :))

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s