Ustalara Saygı Kuşağı


Densizin biri başbakanımıza twit atmış. “Acıktım” demiş. Neyse ki aklı selim ve vicdan sahibi bir adem hemen “Bir insanın başındaki insanla konuşma şekline bak! Yazık seni yetiştiren ana babaya yazık!” diye ağzının payını verdi!

Bununla yetinmediler, bir diğer aklı başında da ” Açmış! Neyinizi eksik etti sizin başbakanımız, densizler!” diye olayı genelleştirip “açız” deme potansiyeline sahip herkesi susturuverdi.

Ama densiz bu susar mı? Dedi ki: “Gemiciğim yok, hastanem yok, babamın danışmanı olup ayda 52bin cukkalayamadım, marketler zincirim yok, avm sahibi değilim, televizyon kanalım bile yok. Daha sayayım mı?”

Bak bak bak. Açlıkla bunların ne alakası var! Aklı sıra başbakanımızın ve akrabalarının, eşinin dostunun mal varlığıyla vuracak. Halbuki sayın başbakanımız yokluklar içinde kartpostal satarak kitap alırmış çocukluğunda. İşte bu yokluklar içinden bir güneş gibi doğarak, bugün o ve eşi dostu bu noktadaysa hepsini dişiyle tırnağıyla kazıyarak hak ederek geldi. Zaten imanı, Allah’ı ağzından düşürmeyen, alnı secdeden kalkmayan bir insan için aksi düşünülemez. O umudun hikayesi, o azmin nerelere getirebileceğinin hikayesi…

Neyse ki, sırf ben böyle düşünmüyorum. Benim gibi düşünen bir arkadaş lafı gediğine koydu: “Siz gemicik ve AVM mi yiyorsunuz?”

Ama densiz bu susmuyor ki: “Neyinizi eksik ettiye cevap vermiştim aslında, Saygı ve adalet diye özetleyebiliriz yukarıdakileri” dedi bu kez.

La havleee. Susmuyor. Halbuki müminin tevekkül içinde olanı, halkın da sorgulamayanı makbul.

Elimiz kuvvetli, savımız bol da böyle densizlere rahaaat rahat cevap verebiliyoruz. Aynı arkadaş bu yola baş koymuş, densize yine bir kapak yapıştırdı: “Adam duble yol yaptı. Daha ne yapsın. Kadın  sürücülere saygı duyulmuyordu. Bu duble yollarda artık saygı duyuyorlar!”

Orda ben de biraz saygı ve duble yol bağlantısını kuramadım başta. Ama sonra anladım, gönüllü avukat arkadaş zaten ikna edici yazmış, kadın sürücülere bu duble yollarda saygı var!

Densiz sinirinden köpürdü. Demogojiye girmeye başladı. Diyor ki efendim saygı ve hizmet farklı şeylermiş. Seçilip o göreve geldiyse ve oradan para kazanıyorsa tabi ki duble yol da yapacakmış. Sağlığı da düzeltecekmiş. Bunları 10 senede yapmazsa zaten ayıpmış. Bu saydıkları hizmetmiş. Saygı ise, yüzde elli diye ötekileştirmemek, çapulcu, ayyaş, marjinal diye yaftalamamak, ananı da al git dememek, dinlemek, kucak açmak, sahiplenmekmiş. Hadi ya. Yürü git. Senden mi öğreneceğiz. Biz saygının  daniskasını biliriz!

Bir de youtube derlemesi yapmış. İşte saygısızlık örnekleri göstermek için. Biri zaten “ananı da al git”. Artık kabak tadı verdi. Isıtıp ısıtıp onu söylüyorlar, işte köylüye saygısızlık diye. Yiğit Bulut açıkladı halbuki. Bunların hepsi telekinezi.Köylü “anamız ağladı başbakanım” diyor. Başbakan da oradan aşağıdan bir kartvizit sıkıştırıyor adamın eline. Bir psikolog kartviziti. “Ananı da al git” diyor köylüye. Yani git de tedavi etsin hem seni hem ananı diye. İşte başbakanımızı kötü göstermek isteyen bazı güçler, mesela cehapeee felan, orayı makaslatıp servis etmişler videoyu. Alın seyredin, kesik kısmı fark edeceksiniz.

Hani Mısır’daki İhvan Lideri Muhammed El Biltaci’nin darbeci askerler tarafından şehit düşürülen kızı Esma için yazdığı mektubu dinlerken ağladı ya başbakanımız. İnsan adam ya. Nasıl vicdanlı, nasıl duygulu, nasıl hisli. Densiz onu da yazmış. Ben de sandım ki, bizim densiz imana gelmiş de bunu anlatıyor.. Yok anacım bunu şunu demek için yazmış: “Reyhanlı’da kıyamet koparken, düğünler yapıldı. Yas mas ilan edilmediği gibi, ertesi gün başbakanımız Vialand midir ne karın ağrısdır, oranın açılışına gidiyo, ailesiyle atlıkarıncada gülümseyerek poz vermiş. Reyhanlı’daki Esmalardan niye bir damla göz yaşını esirgemiş!”

La havleee. Onunla bu bir mi? Orada başbakanımız güçlü bir duruş sergilemek durumundaydı. Eğer o aciz görünseydi, memlekette çok daha büyük olaylar çıkabilirdi. Git Allahaşkına bi gıdım diplomasi bilmiyorsun. Gerekirse ağlamanın da daniskasını başbakanımız yapar evelallah.

Sonra “Çocuğum işsiiiiz” diye bağıran adama “Senin çocuğun da işsiz kalsın. Otur, otur. Bana kişisel sorunlarını getirme, genel sorunları getir. Genel nerede ona bak.” demişmiş. (haber için tık) E orası yeri mi hakkaten özel sorunları bağırmanın. Bi çaya gidersin Hülya Avşar gibi, Necati Şaşmaz gibi oturur konuşursunuz karşılıklı. Sen söylersin, o dinler. Çözüm bulur. Hem belki sizin çocuklar anlaşır, Bilal’le Burak’la  birlikte gemicik yüzdürüp süpermarketçilik oynarlar.

Ya daha bi dolu örnek vermiş, “Kadın mı kız mı bilemem” “”Her kürtaj bir Uludere’dir” “Çok afedersiniz Rum” “Biliyorsunuz kendisi Alevi” “İki ayyaş” felaaan filan. Hiç biri ciddiye alınacak şeyler değil. Sen ben de söyleyebiliriz bunları yani.

Bunlarla yetinmemiş bir de bakanlardan filan da örnek toplamış.Muammer Güler’den önceki İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin. Hani vatandaşa “Sevindiğini nerden bileyim bi takla at da göreyim” diyor. Sonra da davul çaldırıp oynatıyor. E bu saygısızlık mı canım, samimiyet.

Tam şimdi bu Erdoğan Bayraktar’ın şu “sakın düşürme. epey para var orda” diyerek kendisine dert anlatmak isteyen kanserli kızın cebine para sıkıştırmasını da koyar örnek olarak Allah bilir dedim. Hakkaten de korktuğum başıma geldi. Ya adam 40 kez açıklama yaptı. İnsani bir duyguyla koymuş. Önemli olan kızımızın iyileşmesi dedi. Daha ne yapsın.

Üşenmemiş densiz oğlu densiz, bir de bakan milletvekili oğulları kızları ve geçilen torpiller listesi de yapmış. Başbakanın çocukları birinci sırada tabi. Ne askerlikten testis kasnseri raporu ile yırtıp bir seneye kalmadan çocuk sahibi olmaları kalmış, ne danışmanlıkları!  Bülent Arınç’ın oğlu Mücahit‘e de bulaşmışlar. Çocuk koskoca Bilgi Üniversitesini bitirmiş. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesindeki TEPAV’da siyaset danışmanı kadrosuna alınmasına laf ediyorlar. Ne yani ben mi danışman olacaktım, tabi ki yeni mezun aslan gibi çocuk danışman olacak!

Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in kızı da Acıbadem Üniversitesinden Hacettepeye usulsüzce alınmış güya bir de. Ya Ankara’da yaşıyorlarsa kız nasıl gitsin Acıbadem’e. Tabi babasının yanına transferini isteyecek.

Bak elim ayağım titredi.Ne kadir kıymet bilmeyen insanlar var. Yani adam duble yol yaptı ya. IMF’ye borcu bitirdi. Sıra bekliyordunuz hastanelerde de hizmet alamıyordunuz? 6 yıl okudum, TUS’u kazandım, üstüne en az 2 yıl uzmanlık yaptım diye bir afra tafra yapıyorlardı. Şimdi mum oldu doktorlar önüne, ister söv ister döv. Hiç mi kıymet bilmiyorsunuz?

Link verecektim buraya. Densizin linkini. Hani ağzının payını filan vermek isterseniz diye. De tekrar aradım bulamadım. Silmiş herhalde yaptığı yanlışı anlayıp. Püüü saygısız.

                         

Reklamlar

6 thoughts on “Ustalara Saygı Kuşağı

  1. Cok guzel konulara deginmissiniz . Bir de GZ liler var, ben bunlari normal insanlardan ayirdedemiyorum . Dun bir resim gordum : 25 lerinde gencecik, allah anasina babasina sevdigine bagislasin, almis eline bir karton , yazmis uzerine ‘ TAYYIP SAVASA SEN GIT BEN GELMIYORUM’
    Is mi yani bu ? Hic mi evladim sana ogretmediler? Bir yere davet edildiginde ya gidiceksin ya da terbiyeli bir sekilde ‘ mazeretim var gelemiyorum ‘ diyeceksin. Mazeretini bildireceksin. O ne oyle konukomsuya rezil etmeler?
    Cocuk diyecegim, genc diyecegim ama olmuyor ki ..edep yahu..
    Sizi tekrar tebrik ediyorum, kaleminize saglik.
    Not : tekrar deniyorum gondermeyi, gine reddoldu diye bir yazi gelirse valla ecinniler dadandi bana diyecegim 🙂

  2. Tühhh densiz… Şaka bunlar yok böyle şeyler ülkemizde demek istiyorum. Ama ne yazık ki en yakinlarimızda bile bu diyalogların geçtigine şahit oluyorum. Artık, hiç de bir şey diyemiyorum. Hele “sus söyleme çarpılırsın” cümlesi alıyor benden beni. O yüzden nutkum tutuk…

  3. Ya kardeşim saygısızlık seviyesizlik almış başını yürümüş bu saygıdeğer, ileri görüşlü, vicdanlı halk ve hak dostu başbakanımız gibi bir insan evladı daha geldi mi şu ülkeye? Bu nasıl ahlaksızlıktır… İnsan olmanın, vatandaş olmanın gereklerini bu saygıdeğer şahsiyet sayesinde öğrendik… Demokrasinin yeni anlamını ki bu bizim ülkemizdeki gerçek anlamıymış yine ondan öğrendik.. Ülke nasıl yönetilir yine o bize gösterdi. Bazıları koyun gütmek diyor ama aslaaa yok öyle bir şey… Bu topluma “çıkarın nerdeyse oraya yanaş” ilkesini kazandırdı. Toplum içerisinde birbirini ispiyonlamanın ne kadar doğru bir davranış olduğunu (tabiiki kendi iyilikleri için), insan haklarının insanlar için olduğunu yani bizim toplumumuz için geçerli olmadığını (türk toplumu insandan üstün varlıktır yanlış anlaşılmasın), dinin çıkarlar çerçevesinde nasıl kullanılabileceğini (hayatımıza islami değerleri yerleştirmek tabiki amacı başka bir şey düşünülemez) ve bunun gibi binbir türlü ahlaki, insani ve vicdani duygu, düşünce ve duruşu sayesinde öğrendik… Allah onu bildiğini gibi yapsın…..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s