Kötü Yemek Yoktur, Az İçki Vardır!


Cumartesi akşam iki arkadaşımızın doğumgünü kutlaması vardı.

Photo 30.03.2013 21 42 10

Adetimiz olduğu üzere ev sahibi paralanacağına; herkes bir çeşit yiyecek götürüyor. Böylece imece usulü yormadan, yorulmadan yemek odaklı değil, eğlence odaklı toplanabiliyoruz.

Ben bu seferki güzide toplantımız için “çin pilavı” tabir edilen bir nevi pirinçli salata yapmaya karar verdim.

Photo 30.03.2013 20 35 15

Şimdi kalemi kağıdı elinize alın. Size bu salatayı nasıl YAPMAMANIZ gerektiği ile ilgili ipuçlarını vereceğim…

Öncelikle asortik olsun diye standart olarak kullanmadığım, huyunu suyunu bilmediğim basmati pirinç almıştım, SİZ SİZ OLUN daha önceden yapmadığınız bir tarifi, kullanmadığınız bir malzemeyi, lezzetiyle parmak ısırtmak istediğiniz bir davete yapmayın!

Akşamına bir davete katılacaksanız ve orası için hazırlıklarınız varsa, sanki günler torbaya girmiş gibi  kızınızın ıslak bakışlarına kanıp, eve arkadaşını getirmesine izin vermeyin. Kızların keyfini yapayım, ay yataklarını hazırla, o iki arada bir derede pilavı pişir ki salata malzemelerini katmadan soğusun vb….odağınız dağılır, tarifinizi şaşırıverirsiniz alimallah. Nitekim bana da öyle oldu.O kısma tekrar geleceğim.

Akşam kalabalık olacaktık, annemlerde temizlik vardı, e o kadıncağıza da yemek vermek gerekirdi, misafirimiz de var… 1 bardaktan, 2 bardaktan, 3 bardaktan… derken yeterdi yetmezdi tam 4 su bardağından yaptım pilavı. Bunda sabah kahvaltısı ile duruyor olmamın da payı var tabi. Aç karnına market alışverişine gidilmeyeceği gibi, yemek miktarı da belirlememek gerekli. Yoksa öksüz doyuran boyutunda koca bir kazan yemeğiniz olabilir!

Neyse suda bekletip, nişastasını yıkadıktan sonra koydum pilav tencereme zeytinyağında azıcık kavurdum. Sonra da ölçüsüne uygun su koydum. Aaaa kettle’daki su yetmedi, azıcık daha kaynatıp onu da ekleyince tencere ağzına kadar doldu. Kapağını kapatsam taşacak, açık bıraktım ama bu sefer de buhar içeride kalmadığı için, ya su az gelirse pirinçler pişmezse diye dertlendim durudum.

Pilav piştiğinde bir baktım ki LAPA! “Nasıl olur?” filan derken, kardeşimin karısından mesaj geldi; “kısıra ne kadar su koyuyordun?” diye.  Bilmiş bilmiş “Bende ölçü standart, 1e 1,5 koyuyorum pirinç pilavı gibi.” yazıp gönder tuşuna basmıştım ki, kafamda 4×1,5= 6 işlemi yanıp sönmeye başladı. Uleyn ben demin 8 hesaplayıp, aslında kettle’daki su yetmişken, bir daha kaynatıp niye 2 bardak ekledim ki? İnsanın açken basit bir matematik işlemine dahi kafası çalışmıyor; kendinizi aç hissediyorsanız direnmeyin 2 lokma atıştırın.

Lapa mapa, ne yenisini yapacak vakit var, ne de malzeme kaldı. Bu yüzden bir tepsiye yayıp soğumasını bekledim. İnce ince kıydığım yeşil soğanı, küp küp kesip haşladığım havucu, yine küçük parçalara kestiğim salatalık turşusunu, ince doğranmış dereotunu, haşlanmış mısır ve bezelyeyi bu lapa ile karıştırdım. 2 limon (e anca), zeytinyağı ve tuz ekledim. Yenebilir bir kıvama geldi. Sanırım 1 bardağını ev ahalisi silah zoruyla yemiştir.

Kalanını bir kaba koyup, partye götürdüm. Yanına da şarap da götürdüm ki, en azından belli miktar alkolden sonra nasılsa “ne yersen ye 10 numara 5 yıldız!” Ev sahibine de “Soran olursa kim getirmiş bilmiyorum dersin, sakın ismimi verme” diye tembihledim.

O sırada diğer arkadaşlar da mutfağa geldiler: “Ay benim humus çok kalıp gibi oldu.” “Ay benim patlıcan salatası azıcık akışkan”. Herkes itirafını yaptıktan sonra, tek tökezleyenin kendisi olmadığını anlayıp rahatladı. Eğlence başladı.

Tüm bunlara rağmen her şeyden yenildi içildi.Hatta yabancı (Türk olmayan manasında) misafirlerden biri tam 3 tabak aldı vallahi benim pilavdan. O gün tanışmamış olsak, boynuna sarılır teşekkür ederim, o derece sevindim. Demek ki o kadar da fiyasko değil. Giderken ev sahibi bir saklama kabına koyup eve götürmesi için çıkın hazırladı. O da paketini sallayarak mutlu mesut gitti. Yesin garip, yabancı ellerde tek başına! Ne yer, ne içer?

Bu arada kardeşimin karısından bir mesaj daha geldi: “Kısırın salçasını koymayı unutmuşum yahu. Şahane bir bulgur salatası oldu bu!”

Belki de yukarıda saydığım şuna dikkat edin, böyle yapmayının bir önemi yok. Bütün suç diğer gezegenlerle yanlış açı yapan Plüton’da filandır! Bu kadar tarif sapması tesadüf olamaz çünkü.

Reklamlar

13 thoughts on “Kötü Yemek Yoktur, Az İçki Vardır!

  1. yazının sonuna gelmemiştim ki, acaba merkür mü plüton mu dağıttı herkesi diye düşünürken, bir baktım ki sen de yazını öyle bitirimişsin:)

  2. baslik bi kere super : sadece bu bile ‘ dipuen’

    bi de kismet olursa bir gun sizlere basmati ya da yasmin den cilav – hurus yaparim , parti konseptini de yemek bahane serhos’luk sahane diye belirleriz..
    sevgiler,

    • Madem dipuen, ben de yemek bahane konseptine “me vi, purkua pa” diyorum o vakit. Hatta 114 kıza da hadi desek, çilavını pilavını kapan gelse bahara merhaba desek açık hava bir yerde… Mayısta.

      • ouah ouahahh…bayildim – bizim deyimle – ‘ cevaba cevap’a
        walla neden olmasin * her turlu aktiviteye katilabilirm gibi geliyor.. sevgiler,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s