Yazma Kabızlığı


Aslında, madem bir şeyler yazacak vaktim var,  şu anda başka bir şey yazıyor olmam lazım!

Yıllar yıllar önce ben ortaokulda, hafta sonlarını birlikte geçirdiğim kuzenim lisedeyken bir gün sohbet etmiştik de, demişti ki: “Yapmak istemediğim bir ödev filan olunca, onu yapmamak için türlü türlü işler uydurup onu yapıyorum.İnan odayı bile süpürdüm geçen!” Şu anda ben de öyle yapıyorum; düpedüz OYALANIYORUM!

Annem ve babam 2 haftalık tatillerinden döndüler. Ve fakat sipariş verdiğim duvar kağıdı henüz gelmedi. Ne kağıtmış kardeşim, 20 gün olmuş sipariş vereli. Sipariş verdiğim siteden arada: “Siparişiniz alınmıştır” “Siparişinizin 3 parçası temin edildi, sadece 1’i kaldı” “Siparişiniz dört dörtlük bir şekilde hazır, bugün bilemediniz yarın kargo şirketine teslim edilir.” “Kargo şirketi teslim alıyordu ki, bir parçasını unutmuş, onu da yarın gelip alacak. Neredeyse sizde, azıcık daha sabır” gibi mesajlar gönderiyor da, kendimi keklenmiş hissedecekken “Dur ya bak eli kulağındaymış.” diye sabretmeye devam ediyorum. Umarım sabrın sonu selamet olur.

Neyse dedim ya annem-babam geldi. Bizim de hayatımız eski akışına döndü. Normalde Ela okuldan 4:15 gibi çıkıyor, dedesi onu alıyor, artık o gün Ela Sultan’ın canı ne çektiyse onu yediriyor-içiriyor, sonra da ödevlerini yaptırıp bize sevmeye hazır biçimde teslim ediyor.   Bu 2 haftalık yokluklarında okuldan ben aldım, ben yedir(eme)dim ve ben ödev yaptır(ama)dım. Zaten dedesi vedalaşırken bizim kıza sormuş:”Bu 2 hafta bakalım annen neler yedirecek sana Eloş?” diye. Bizimki direkt satmış onu 9 ay karnında taşıyıp, yemeyip yediren, içmeyip içiren anacığını: “Ne yedirecek? Koyar önüme tahin-pekmezi. Onu yerim.” diye cevap vermiş.Hakkaten de çocuk 2 hafta boyunca hem kahvaltıda hem de ikindi atıştırması olarak tahin-pekmez yedi! Neymiş, ben tost ve yumurtayı dedesi kadar güzel yapamıyormuşum!

Büyüğü öyle de küçüğü farklı mı? Annemlerin döndüğü günün akşamı biz karı-koca dışarı çıkacaktık. Kızları da  annemlere bıraktık, gece de orada kaldılar. Sabah 8 gibi anahtarla kapı açıldı, Ela gelmiş. E 9:30 gibi kursa gidecek. “Kardeşin nerede?” dedim. Gelmemiş. Hasbam, dedesinin yaptığı yumurtadan yiyecekmiş. Evdeki kahvaltı, onlardaki kadar lezzetli olmuyormuş.

Hadi bu yazı burada bitsin de ben gidip tahin-pekmez alayım. Yarın sabah kahvaltısında Ela’nın önüne koyacak bi damla tahin-pekmez kalmadı!

Yazmam gereken diğer yazıya ise, malesef zaman kalmadı:P

Reklamlar

5 thoughts on “Yazma Kabızlığı

  1. anne babayla aynı şehirde yaşama lüksüm olmadı hiç valla, üniversiteye giderken kaçarak uzaklaşmıştım onlardan o yüzden mi acaba :):):)

    • Ben anne-babadan ayrı olma hakkımı ilkokul-lise arası kullandım. Şimdi açığı kaptmaya çalışıyorum mıç mıç! Şahsen sömürü derecesinde kullandığım da söylenebilir rahatlıkla:)

      • Onların bundan son derece memnun olduklarından eminim.Sor istersen,mutlaka tatitide sıkılmışlardır ve o yoğun tempoyu özlemişlerdir

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s