Bana öyle bakma, anlayacaklar…


Küçücük bir çocuktum.

Babamın elinden tutmuş, Konya’da çarşıya gitmiştik.

Bayram öncesiydi büyük ihtimalle. Çarşı çok kocaman ve çok kalabalıktı.

Ben hep ağzını ayırıp, uzun uzun inceleyen, dalgın bir çocuktum. Yine o rengarenk kumaşlara, oyuncaklara, incik boncuğa dalıp gitmiş olmalıyım, bir baktım ki sağıma soluma babam yok.

Bir dükkanın kuytusuna sokuldum, eşiğine oturdum. Geçenleri izlemeye koyuldum.Hafif bir endişe duymuyor değilim. Ama kendi kendime şunu tekrarlıyorum:

“Esra, bu bir sınav. Aslında herkes şu anda senin kaybolduğunu biliyor. Herkes arasında anlaşmış, senin tepkini izliyorlar. Her şey bir kurgu. Bir tek senin bilmediğin bir oyun içindesin. Ve sabredip beklersen az sonra baban gelecek.”

Babam biraz sonra beni oturduğum köşede buldu. Niye ağzımı ayırıyorum diye kızdı. Ben de öyle gözlerimi kocaman açarak baktım muhtemelen.

O günden sonra bir kurgu içinde, senaryosunu sadece benim bilmediğim şekilde yaşıyormuşum hissine ara ara kapıldım. Bazen tepkilere, yüzlere bakıp bir açık yakalamaya çalıştım. Bazen de kendi kendimi bununla telkin ettim.

Jim Carey’nin oynadığı The Truman Show’un senaristi de benim gibi düşünüyor olmalı. Onu da ağzı açık izlemiştim. Aslında sonra sonra bir çok Hollywood filmi daha çıktı benzeri konuyu işleyen. Yani sanırım bu paranoyamda yalnız değilim.

Bugün birden bire neden bu hisse yeniden kapıldım bilmiyorum.

Belki yepyeni bir döneme giriş olduğu söylenen 21 Aralık’a saatler kalmasından. Belki bir bakış, belki bir dejavu anı.

Bana bakın birşey biliyor da bana söylemiyorsanız alacağınız olsun.

Anne, başta sen!

Reklamlar

9 thoughts on “Bana öyle bakma, anlayacaklar…

      • Esracığım,tabii ki bir ”yazan-yöneten” var!! Hepimiz kendi rolümüzü oynuyoruz,iyi oynayıp bol alkış almalıyız!

      • Amenna. Sormaya çalıştığım, “herkes senaryoyu biliyor da bi ben mi bihaberim” di.Siz de bilmiyorsanız sorun yok o zaman. Hem oynarız, hem alkış alırız.

  1. En iyi bilen bile kendi gördüğü/algıladığı/maruz kaldığı kadarını biliyordur muhtemelen. Yok yani senden sakladığımız birşey… Müsterih ol… Neyse görücez zaten, az kaldı. 🙂

  2. Ben çok zaman senin hiç cocuk olmadığını,hep olgun bir insan olduğunu düşünürüm.Bu anlattığın olay da bu düşüncemi doğruluyor.Ufacık bir çocukken bile mantığınla çözmüşsün herşeyi.Ama inan ki ben de herkes gibi ve senin gibi hiç bir şey bilmiyorum.Bana biçilen rolü oynuyorum.Perde denilene kadar devam edecek bu oyun.Ama eminim ki perde 21 Aralıkta kapanmayacak.Dilerim sonu belli olmayan bu büyük oyun hep eğlenceli seyreder…

  3. Muhtemelen bir cok cocugun bir kaybolma oykusu vardir ve bin bir duygu iceriyordur. Siz yazinizda, ‘ o ‘ minik kizin korkularini, endiselerini, babaya olan guveni ne kadar guzel kaleme almissiniz. Tesekkurler bu buruk tadi yasattiginiz icin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s