Bakmakla görmek aynı şey değildir….


“Bakmakla görmek aynı şey değildir
Ama vakvakla ördek aynı şeydir”

bir tişört üstü özlü sözü

Telefonum, benim olduğu kadar çocukların da elinde olduğundan kelli,pek fonksiyonel fakat renkli kişiliğimi yansıtmayan kapkara telefon kılıfım fazla mesai neticesinde haşat oldu.

Sonra İzlen’in elinde tatlı bir kırmızı kılıf gördüm. “Ben de, ben de” diye dudak büktüm, omuz silktim. “Kocam aldı, söyleyeyim, sana da alsın” dedi. Teklifi havada kaptım.

Hemen 1-2 güne nar çiçeği kılıfım geldi. Pek mesuttum. Ela hemen “Anne, bu nerden çıktı? Benim telefonum olunca, bana verir misin?” diye yancı çıktı. Ayça evirdi evirdi, memnun bir yüz ifadesiyle bir oyun açıp oynamaya başladı…

Biraz sonra adetleri olduğu üzere bizim kızların “hisseli harikalar kumpanyası” başladı. E tabi bunların fotoğrafını filmini çekip kayıt altına almak gerekli. Kayıt düğmesine basıyorum, ekran kıpkırmızı! Bir baktım telefonun yeni kılıfının objektife gelen kısım delik değil. Eee ben bunu her seferinde kılıftan çıkartıp takacak mıyım? Olsun rengi hala çok güzel, her güzelde de bir kusur olur tabi.

Neyse sonra telefonun olağan döngüsü sonucu şarjı bitti. Telefonun alt kenarına şarj fişini takacağım, aaa kılıf fişin gireceği kısmı kapatıyor! Benim kara fatma haşat kılıfımın orası dekolteliydi. Rahatça kılıf kapalıyken şarj edebiliyordum. Biraz üzüldüm. Baktım kılıf bana nar çiçeği nar çiçeği bakıyor, bunu da sineye çektim.

O günden sonra tam 1 ay boyunca ben her şarj edişte kılıfı sereserpe açıp şarj ettim, her fotoğraf çekişte de kılıfı komple çıkardım, çektim, taktım. Çıkardım, şarj ettim, taktım.

Nar çiçeği kılıfım ile birlikteliğimizin 1. ay kutlaması sırasında, fark ettim ki, kılıfın ambalajı halen çantamda. (Ne kadar derli toplu olduğumu varın siz tahmin edin artık.) Ambalajı çantamdan çıkardım, çöpe atarken üzerindeki yazı dikkatimi çekti: “Rotating Folio Case”

Yazıyı okudum ama benim için bir şey ifade etmedi. Çöpü araladım, ambalajı attım. “Rotating” kelimesi kafamda yankılanıyor.

“Rotating……rotating…… dönmek…….. Anaaa bu kılıf dönüyor olmasın?”

kılıf

Evet. Eloğlu işin pratiğini tabi ki düşünmüş.Her seferinde kabından çıkartmadan fotoğraf çekmeyi, şarj etmeyi tabi ki çözmüş. Sadece alan kişinin bilinçli tüketici olması, aldığı malın özelliklerini iyi bilmesi gerekliymiş.

Kullanma kılavuzunu, ambalaj üstünü okumak gerekliymiş.

Dış güzellik kadar iç güzelliğe de önem vermeliymiş.

Bakmakla, görmek aynı şey değilmiş.

————————————————————————————————-

Peki siz kakarakikiride neler dönüyor, farkında mısınız?

Yeni düzenlemeler var. Baktınız mı, gördünüz mü?

Reklamlar

One thought on “Bakmakla görmek aynı şey değildir….

  1. Kendinin sonuca ulasman da guzel ama, buzdolabının fişini takmayıp sonrasında çalışmıyor diye tamirci çağıranlar da var:) ben değilim kim diye sorarsanız, arçelik te çalışan arkadaşım anlatmıştı. Ama benim de vardır böyle kullanım kılavuzlarını okumayıp sonrasında “vay be, bunu demek bunun için yapmışlar” dediğim zamanlar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s