Tuttu


Ben bunu yazmayı hiç düşünmüyordum, neticede amacım “birlikte gülmek”, midenizi kaldırmak değil.

Uzun süredir görüşmediğim arkadaşıma telefonda haftasonu maceramı anlatınca, kakır kakır gülüp, sen bundan bir kaç yazı çıkarırsın dedi. Haklı, çıkarırım.

Ama şık olur mu ki? Neyse ben anlatayım, midesi kalkan devamını okumayıverir.

Hafta sonu kaplıca keyfi yapan annemlere yancı olduk kızlarla. Pazar akşamı da 6,5 da deniz otobüsüne bindik; Ela, Ayça, ben ve bir adet çekçek bavulumuz. Üst katta, kaptan köşkünün hemen solunda,  en öndeki deniz manzaralı koltuklara kurulduk. Dut kurusu kımırdatıp, kikirdiyoruz.

Planımız 8 çeyrekte Bostancı’da inmek ve uzun zamandır türlü sebeplerle o güne kalan bir aile akşam yemeğinin bir bölümüne iştirak etmek…

Gelin görün ki nasıl dalga var. Deniz otobüsü beşik gibi sallanıyor, bizim kızlar kah kah kih koh “ay karnımız gıdıklandı, ay içimiz bir hoş oldu” gülüşüp duruyorlar.

O sırada bir itiş kakış oldu. Bir adam kaptan köşkünün kapısını zorluyor, görevli olduğunu anladığım biri de kapıya kendini siper ediyor. Anlaşıldı ki, kapıyı zorlayan, yolcusunu uğurlamak için binmiş, ve deniz otobüsü hareket edince de içeride kalmış. Amacı kaptanla konuşmak, limana geri dönmesi için ikna etmek. Görevli de “Bu havada seninle mi uğraşacağız. Ancak ilk durak Yenikapı’da inersin. yarın sabah da dönersin. Orada istediğine şikayet et.” diye gerginliği tırmandırıyor.

Adam ikna edemeyeceğini anlayınca aşağıya indi. Arkasından ön sırada oturanlar fısıldaşıp gülüştüler. Ben gülemedim doğrusu. Eşekten düşmüşün halinden eşekten düşmüş anlar. 3 hafta önce bizzat uçak kaçırmış birisi olarak, pekala o adamın yerinde de olabilirmişim gibi geldi.

Bir süre sonra beşiğimiz daha hızlı sallanmaya başladı. Az önce gülenlerden bir yaşlı teyzenin rengi ruhsarı soldu. Bizim kikirdeşen Ela ve Ayça sıkı sıkı koltuk kolçaklarına yapıştılar.

Kapıya siper olan görevli, herkese çöp poşeti dağıtmaya başladı. Bir tane de ben aldım.

İlk rengi solan teyze başladı öğürmeye. Sonra bir diğeri. Sonra arkamızdaki çocuk ağlamaya başladı. Sonra bir diğeri. Büyük bir ahenk için de 2 “ööööööööğgh”, 2 ciyak şeklinde bir yle sesler devam etti. Dünyanın en büyük pesimistlerinden Ela “Hiç varamayacak mıyız Bostancı’ya?” diye ağıtlar yakmaya başladı. Ayça bilmiş bilmiş “Alt tarafı dalga, yavaş yavaş varırız.” diye cevap verdi.

Bebekliğimden beri trenin bile beni tuttuğunu söylemiş miydim?

Tüm o sesler ve kokular arasında, benim konuya kayıtsız kalmam mümkün değildi. Elimdeki poşetin açılışını yaptım.

Bu hali gören Ela “Anneeeee” demeye kalmadı, o da aynı poşetle devam etti. Baktım Ayça kasılma hareketleri yapıyor, bu sefer onun ağzına dayadım poşeti. 3’ü tamamlayınca ağzına düğüm atıp, sağa doğru meylederken havalanıp 2 arkadaki çöpe koydum, sola yalpaladığımızda geri koltuğumuzdaydım.

Yeni bir poşet aldım.Bu esnada fon müziğimiz devam etti.

Ayça çok düşünceli bir kıyak yaptı, olduğu yerde uyuyakaldı.

Ela , bakışlarını sabitleyip hanım hanımcık oturdu.

Ben ise poşet doldurmaya devam ettim.

Yola çıkmadan, yengem bizi yemeğe davet etmiş, o lezzetli yemeklerinden tıkmış da tıkmışdı. Midem ağzıma saydırıyordu: “Hadi onları yedin, o en son dut kuruları?” Beynim de mideme gaz veriyor: ” 2 çocuk var yanında. Güçlü olmalısın. Güçlü olmalısın.”

Bu sırada telefonlar çalmaya başladı, herkes durumumuzun vehameti hakkında karşıdakine rapor vermeye başladı. Yahu “güvenliğiniz için cep telefonlarınızı kapatın.” diye anons etmediler mi? Cep telefonu frekansınla seyir aletlerine blokaj yaparak, sen de tüy dik durumun vehametine!

Laf etmek istedim. Kendimde o gücü bulamadım. Sanırım benim gibi, başka kimse de bulamadı.

Benden daha önce poşet doldurmaya başlayan yaşlı teyzenin kızı haber muhabirlerinin önde gideni. Araya “olacaktan kaçılmıyor.” filan gibi kaderci laflar da sokuşturuyor. Her arayıp, malumat verdiğine de “hadi kapat, hadi. telefon yasak” gibi, hani ben uzatmıyorum da karşı taraf ihihihhhh diye olayı aklınca meşrulaştırıyor.

2,5 saat kadar sonra Yenikapı’ya vardık.

İskeleye yaklaşınca ben de telefona sarılıp Bostancı’da karşılamak için bekleyen kocama ve bizi uğurlayan annemlere haber verdim.

3,5-4 saat sonra da Bostancı’ya vardık. Son bi gayret uyumakta olan yavrumu kucaklayıp, çek çeki çekiştirip, keyfi yerine gelen Ela’yı yanıma kataraktan, mavi poşet dolu çöpler arasından süzülerek karaya indim.

Yemek tabi ki yalan oldu.

Evim evim güzel evim!

Reklamlar

8 thoughts on “Tuttu

  1. Ay ne fecidir o tutma…
    Ben de arabada giderken bir şey okuyamam, sürekli yola bakmalıyım.
    Zaten işin kötüsü kusamıyorum da, tamamen İÇİMDE PATLIYOR O BULANTI :))

  2. okurken çok güldüm demeye utanıyorum, çok komik de anlatmışsın ama ne yapayım. yanında 2 çocukla geçmiş olsun diyorum arkadaşım. bir adalı olarak yaz-kış buna benzer bolca malzeme var bende de ve ben de tıpkı senin gibiyim, dalgalı deniz yolculuğunda torba dolduranlardan!

    • Zaten bir taraftan oguruyorum bir taraftan iyi ki babalarina cekmisler diyorum:) ya evet yasarken cok kotuydu, bir gun sonrasinda da hala konuya gulebilir halde degildim. Bugun baktim halim beni artik gulumsetiyor, vakit bu vakittir dedim!

  3. ah gecmis olsun ablacim… ne menem şeydir bilmez miyim ama yinede beni boyle bir durum guldureceği hiç aklıma gelmezdi doğrusu:) hatta canım dut kurusu bile çekti birazdan kuruyemişciye uğrayacağım:) Tutma olayı bendede çok fenadir. Üniversiteye giderken yolda makas denilen bir kavşakta geçer otobus. Ben otobuse binince butun yaşam fonksiyonlarımı fişten çekip uyurdum.. Hatta bu makasıda dorduncu sınıfta ilk kez gordum , arkadaşa soyledim makas makas nedir bu kardeşim bu uyandırda bakayım:) Ama bir içmeceye gittim… Aman Allahım bu nasıl bir mucize:) Tren değil bisiklet tutan beni; 0 kmden 100 kmye çıkma ve tekrar 0 km inmezaman rekoru kıran kuzenimin arabası bile tutmuyor:) Tavsiye ederim, birde içmece macerası yaşamanı:)

    • Ben de hem “bisiklet bile tutar” diyorsun, hem de “eve dönüş yolunda okuyorum” diyorsun nasıl oluyor, diye soracaktım ki, içmeler kısmını gördüm. Ne ola ki bu içmece? İlaç olacaksa içelim, rahatlayalım:)
      Yoksa benim de bir numaralı çözümüm direkt uyku moduna geçmek!

  4. Havuz_kaydırak kısmını atlamışsın Esracığım.Yaşadığınız olumsuzlukta onun da payı vardır diye düşünüyorum.Geçmiş olsun.Sağ selamet evinize vardığınıza şükür.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s