Soru


Bu kafa neleri unutur, neleri unutmaz?

Nelere üzülür, neleri hiç takmaz?

Bu kafa siler mi gidenleri,

Özler mi?

Yok sayıp inişleri, hep çıkışları kaydeder mi?

Bu kafa düşünür, düşünür, düşünür…

Vaz geçer mi?

Bu kafa affedip, yine sever mi?

Cevap veriyorum:

Bu kafa pek bir şeyi unutmaz. Fil gibi hafızası vardır. Yapılan iyiliği de, kötülüğü de, eğlenceyi de hüznü de kazır kafasına günün birinde hooop çıkarıverir.

Yanlış anlaşıldığında, kaba davranıldığında, saygı duyulmadığında, değer verilmediğini hissettiğinde çok üzülür. Özür dilendiğinde ise, konuyu unutmaz, ama artık pek takmaz. Isıtıp ısıtıp özür dileyenin önüne getirmez. Kinci değildir.

Gidenleri silmez, ama çok güzel silmiş numarası yapar. Özler mi? Hayır. Sanırım  özlem duygusuna ait tüm kotasını 7-12 yaş arası, hatta üniversiteye kadar doldurduğundan, artık en sevdiklerini bile-belki geçici ayrılıklar olduğunu bildiğinden- özleyemez. Özlememesi, kavuşunca çok sevinmesine engel değildir. Sadece içinin cız ettiğini, ağlamaklı olduğunu göremezsiniz.

İnişleri yok saymaya çalışır, bazen ümitsizliğe kapılır. Ama kolay toparlar, çıkışlara odaklanır.

Bu kafa düşünüp düşünüp, sonunda pekala vaz geçebilir.

Ve malesef biraz salaktır affedip yine sevebilir. Yani galiba.

Siz de kendi kafanızla ilgili cevapları sıralamak isterseniz, buyrun kalbiniz kadar tertemiz alan aşağıda….

Reklamlar

11 thoughts on “Soru

  1. Canım Esra m,
    Yine dokturmussun,
    “Bu kız ne zamandır yazılarıma yorum yapmıyor, bir arayayım bakayım” demissin ya, gozumde degerin daha da arttı bilesin
    Benim kafa ya gelince, hiç bir şeyi unutmuyor, kötülükleri arka fona atıp genelde iyilikleri yüzüstüne çıkarıyor, Çok üzülür, çok herşeyi takar, düşünüp durur. Yoktur bir caresi unutmaya çalışır. Arka fondakiler bazen “tarih tekerrürdür niye ders almıyorsun” diye kendilerini göstermeye çalışıyorsa da yine de olumsuzluklar geride dursun diye caba sarfeder.
    Cok ozler, burnun direği sızlar görmeyince, cok nadir de olsa rüyalarda bulusturur beni sevdiklerimle. Ama, genelde içime bir sızı düşüttürüp beni o kişiyi aramak zorunda bıraktırır, eğer o kişi halen bizimleyse, kaybedilmişlerin ozleminin tarifi yok, ona kafam da care bulamıyor ben de…

  2. Umarım başına öyle bir şey gelmez ama bu herşeyi aklında tutman yüzünden eğer bir gün olur da Alzheimer olursan fena saçmalarsın diye korkuyorum. Dedim ya, umarım öyle olmaz. Sadece hatırlaman gerekenleri hatırla. Gerisi kafayı sadece çöplük haline getiriyor ki, senin o güzel kafafn çöplük olmayı hiç ama hiç haketmiyor.

    • Ah Selgin, benim sırf kafam değil heryerim çöplük. Dolaplarıma bir gir, ilkokuldan kalma kırpık kağıtlar, biletler, hatıralar… Gökhan’larda anlattığım Fen öğr. Osman Bey’in yuvarlak içine alınmış tükürüğü bile duruyor bende. Her atmaya, ferahlanmaya niyetlendiğimde kıyamıyorum tek bir parçaya. Tek güvendiğim genetik mirasım; babannem cin gibi, annanem de onun kocası dedem de gayet aklı başlarındaydı. Dediğin gibi cozutursam öyle bir karışacak ki…

      • bende de biletler falan halen durur, ben oldugumde evimi cop ev diye basına verebilirler, aman oyle degildir diye siz beni koruyun oldu mu?

  3. Bu kafayı bir yerden tanıyorum herhalde.Genetik geçiş mi desek bilmem.Özlemeye gelince bence tesbitin doğru,geçici olduğunu bildiğinden olabilir.Yoksa nasıl dayanılırdı o kocaman 11 seneye.Çok sevdiklerini temelli kaybedince anlıyorsun içini cızz ettiren özlemin tatlı acısını.Umarım sıralı olanını gecinden tadarsın,gülüm…

  4. Bu kafa ise herşeyi unutur. Kalbini heyecanla çarptıran şeyler dışında… Kötülükleri, üzüntüleri, sıkıntıları, bunların hemen arkasından unutur. Pek de iyi eder.

  5. Bu kafa maalesef hiçbir şeyi unutmaz..Keşke bazılarını unutabilse.Aslında herşeyi dereceli olarak düşünür ve takar.Kafadan değil ama gönülden siler..İnişleride çıkışlarıda kaydeder.Belki birgün lazım olur diye.Düşünür düşünür düşünür çok zor vazgeçer.Vazgeçtiğide zaten ondan çoook uzaktır artık. Affetmez ama hep sever.Sevgiyi hiç esirgemez.Ama bellide etmez laf aramızda. Sanada buradan kocaman sevgi dolu öpücüklerini gönderir….Cansın..

    • O kafa sevdiğini belli etsin yahu, niye etmiyor? Ayıp mı? Vakti mi yok? Niye?
      Mutlaka biliyorsundur ama hatırlamak için tam yeri; Behçet Necatigil’in çok sevdiğim dizeleri der ki:

      Sevgileri yarınlara bıraktınız
      Çekingen, tutuk, saygılı.
      Bütün yakınlarınız
      Sizi yanlış tanıdı.

      Bitmeyen işler yüzünden
      (Siz böyle olsun istemezdiniz)
      Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
      Kalbinizi dolduran duygular
      Kalbinizde kaldı.

      Siz geniş zamanlar umuyordunuz
      Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
      Yılların telâşlarda bu kadar çabuk
      Geçeceği aklınıza gelmezdi.

      Gizli bahçenizde
      Açan çiçekler vardı,
      Gecelerde ve yalnız.
      Vermeye az buldunuz
      Yahut vaktiniz olmadı.

  6. Benim kafa biraz tutarsiz. Neye göre hatirliyor, neye göre siliyor bilmiyorum. Bazilarina kindar, bazilarina ayni durumda umarsiz.

    Özler…hem de her defasinda burnu sizlayarak, gözleri dolarak, tatli tatli gülümseyerek…

    Yalniz bu kafayi ben biraz bos seylerle yoruyorum iste : )) Daha fazla ve cok yönlü kullanmak isterim kendisini….

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s