Yaşlanmak, yaş almak….


Geçenlerde Conan seyrediyorum, şu sıralar vizyonda olan Kimeryalı kaslı adamı değil, talk show’cu olanı. Konuklarını çağırmadan ayaküstü bir şeyler anlatıyor ya, bu sefer 86’sına bungy jumping yaparak giren bir kadından bahsediyor. Kadının ilk sarkık memeleri yere değmiş diye dalga geçerek…

86’ımda bungy jumping yapacak yürek olur mu bilmiyorum ama bir şey biliyorum ben sağlıklı yaşlanmak istiyorum. Biliyorum etrafta hep gördüğümüz yaşlılar ya belleri bükülmüş, ya kulakları duymayan, ya gözleri görmeyen ya da aklı gitmiş yaşlılar! Bizim bildiğimiz ve normalleştirdiğimiz yaşlanma şekli bu. Ama öyle olmayanları da var-MIŞ. Ben yıllar önce Betul Mardin‘i bir konferansta dinlemiş, duruşuna, zekasına, karizmasına gıpta etmiştim. Türünün tek örneği değilmiş, ona benzer başkaları da varmış.

Annem anlattı, vekalet vermek üzere 98 yaşında bir hanım gelmiş. Belli bir yaşın üstündekiler için aklı başında olarak o vekaleti verdiklerine emin olmak için güncel sohbete tabi tutuyorlar. Şüpheli gördükleri durumlar için de nörolog raporu istiyorlar.

Döpiyes giymiş, saçları bembeyaz ama düzgün taranmış, hafif makyajlı dimdik bir hanım. Beyaz eldivenlerini sıyırıp  manikürlü ellerini çaprazlayıp oturmuş bir koltuğa:

–          “Şimdi” demiş “siz beni sınava tabi tutacaksınız zannedersem?”

–          “Sohbet diyelim.” demiş annem

–          “Nüfus cüzdanıma göre 93 yaşımdayım, ama Birinci Cihan Harbi’ne yakın doğduğum için savaş bitince nüfusa yazdırabilmişler. Aslında 98 yaşımdayım.” demiş.

–          Çay ikram edeyim size?

–          Yok kızlarım gelince kahvaltı masasını bıraktım çıktım, her gün sıhhatli bir kahvaltı yaparım. Günlük rutinim bu. Şimdi eve dönünce kaldığım yerden devam ederim.

(Hemen yanındaki rafta duran gencecik annanemle dedemin çerkez kostümleri içerisindeki resimlerini kast ederek) Annenizle babanız mı?

–          Evet.

–          Çerkezler herhalde.

–          Evet, annem Çerkez, babam Gürcü.  Sivas’a yerleşmişler. Çamurlu köyüne, babam da hanımköylü olmuş.

–          Biz de Çerkez’iz. 1900’lerde Kafkas’lardan gelip İstanbul’a yerleşmiş bizimkiler.

O sırada evraklar hazırlanmış.

–          Okuma yazmanız var mı? Ne yapacağımızı, buraya niye geldiğinizi biliyor musunuz?

–          Ticaret Mekteb-i Ali’sini bitirdim ben, okuma yazmam var. İki kızıma banka işlerinin takibi, kiraların takibi, arsa alım satımı gibi konularda vekalet vereceğim.

Dimdik ayağa kalkmış, eldivenlerini sol elinde toparlamış. Sağ eliyle de hiç titremeden, yakın gözlüğü filan takmadan tam doğru yere bir imza çakmış!

İşte ben de böyle yaşlanmak istiyorum. Buradan üst makamlara duyurulur!

Nasıl yaşlanmak istemediğime gelince, o da böyle…

Reklamlar

3 thoughts on “Yaşlanmak, yaş almak….

  1. Benim dedem 93 ünde gazetesini gözlüksüz okurdu, insallah onun genlerini birazcık almısımdır. kimseye yük olmadan yaşlanalım en guzeli o.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s