Girinti


Geçen sene kurban bayramında 2’şer çocuklu 4 aile Kapadokya‘ya gitmiş, çok da güzel vakit geçirmiştik. Oradaki mağara evlerden birinde kalmıştık. İyi ki de öyle yapmışız, etrafımızı rahatsız eder miyiz endişesi olmadan saldık çocukları mağaranın içine, istedikleri gibi tırmandılar, bağrıştılar, kudurdular…

O 4 ailenin 3’ü bu bayram buluşup, bir Japon restoranına gittik. Yedik, içtik, geçen seneyi andık, yeni planlar yaptık…. Neyse sonunda hesap geldi. Aytuğ’la biz biraz farklı şeyler yediğimiz için haksızlık olsun istemedik, hesabı incelemeye başladık. Adisyon benim elimde, satırlardan birine hiç anlam veremedim; grinti diye bir kalem.

-Bu girinti ne yahu?

Servistir belki

-Yok, onu en son satırda belirtmişler ayrıca. Bunda grinti yazıyor. 7 tane görünüyor.

Sokuntudur belki (elini bileğinden dışa doğru bükerek, daha çok maçlarda görmeye alıştığımız bir hareketi yaparak). Kibarca grinti yazmışlardır.

-Hahahahaaa. Bu kadar da açık belirtirler mi yahu onu? Garson bey pardon, bu grinti ne acaba?

Yeşil çay efendim.

Masaya doğru eğilmiş sekiz kafa  nasıl becerdiysek gözgöze geldik. Aynı anda bir aydınlanma yaşadık:

-Haaa green tea. Hahaha haaaaaa.

Masadaki en cevval arkadaşımız sayesinde biz o grinti’yi ödemedik. İkna kabiliyetiyle girintiyi çıkıntıya çevirtiverdi. Bir bayram da neşesiyle, kahkahasıyla, kavuşmasıyla, ayrılmasıyla böyle geçiverdi.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s