Kız Ailesi İle Nasıl Tanışılmaz


Şarapçı Damat

Bu yazı misafir sanatçı erhantoker tarafından yazılmıştır.

Yıl 2008, aylardan Kasım, yer Mürefte…

Her zaman olduğu gibi konuya girmeden önce işin evveliyatını aktarayım. Efendim İzlen ile tanışalı 5 ay olmuş. İzlen annemle, amcamla, İsviçre’deki dayımla bile tanışmış. Ben İzlen’in tüm arkadaş grubuna tanıştırılmışım, Kıbrıs’ta yaşayan ablası gelmiş görmüş beni (havadisi annesine yetiştirdi tabi), ben Kıbrıs’a gitmiş, teyze ile aneanne ile tanışmışım. Bir tek İzlen’in anne babası ile tanışmamış durumdayım. Artık ayıp olacak deyip Mürefte’ye gidip aile ile tanışmaya karar verdim. 11 Kasım 2008, müthiş bir lodos fırtınası var, akşam poyraza çevirip yağmur yağması bekleniyor. Nerden mi biliyorum? Beni bilen bilir, ayaklı hava durumuyumdur.

Uzatmayım yola çıktık. Mürefteye vardık. Müstakbel kayınvalidem ile kayınpederim bizi yüzlerindeki o her zamanki kocaman gülücükler ile karşıladılar. Bu arada ben saç, sakal traşı olmuş en efendi halimdeyim. Giyisilerim özenle seçilmiş. Hemen öptüm ellerini. İlk intiba olayı tanımlar bilirsiniz. Bana o kadar iyi davranıyorlar, o kadar konukseverler ki anlatamam. Ben de rahat adamım; sanki kırk yıldır tanış gibi sohbet ediyoruz. Hoşbeşten sonra eşyalarımı odama çıkardım ve akşam yemeği için aşağıya indim. Bu arada dışarıda poyraz sertleşmeye başlamıştı (biliyoruz dedik ya, şaşmaz). Annem (kayınvalideme nişanımızdan beri anne diyorum) çok güzel bir yemek hazırlamış. Babam da (onu da nişanımızdan beri kendi babam gibi çağırıyorum) enfes Mürefte şaraplarından birini açmış. (Dışarıda fırtına güçleniyor). Mürefte görece kırsal bir yer olduğundan yemeğin başlamasını mütâkip elektrik kesildi. Ev ahalisi alışkın ve hazırlıklı olduğundan yeni nesil şarjlı bir lamba yakıldı. Oldukça hoş bir ortamda, güzel bir yemek yiyoruz. Ben şarabı tattığım gibi, hayatımda içtiğim en iyi şarap olduğunu farkettim. Bu arada İzlen’in anne ve babasının da yemek bitmeden tabağı, içki boşalmadan bardağı tekrar tekrar doldurduğunu, canlı yayından öğreniyorum. Yemek konusunda bir yerde durmam gerekiyordu ve öyle de yaptım; ancak şarap konusunda, sabahtan beri gördüğüm samimiyet ve sohbetin güzelliği yan yana gelince, aynı şeyi yapamadım. Babamın bir küçük bardak, İzlen’in iki yudum içtiği şişenin gerisini ben bitirdim. Bu arada elektrik kesintisi sürüyor, yağmur da başlamış durumda. Yemeği bu şekilde bitirdik. Özetle 5 tabak yemek, bir şişeye yakın şarap bitirmiş durumdayım.

Yemek sonrası babamın Mürefte içindeki eski baba yadigârı (şimdilerde resim atelyesi olarak kullandığı) ahşap eve gidip, Kıbrıs sergisi için hazırladığı tabloların fotoğraflarını çekeceğiz. Eski ahşap eve giderken elektrik yeniden geldi. Biz evde tüm tabloların fotoğraflarını çektik. Az sonra elektrik yeniden kesildi. Yağmur da iyice kuvvetlenmişti. Babam gaz lambalarını (eski nesil) yakıp bize evi dolaştırmaya başladı.

Alt kalttaki oturma odasını mahsen gibi düzenlemiş, bir tarafına da tahta büyük bir masa koymuş (Yazının başındaki resim gerçektir oradan bakabilirsiniz). Bizi o masaya oturttu. Bir şişe daha kırmızı şarap açtı. Bu şarap ilkinden de güzeldi. Şişeyi bitirdiğimde benden başka içen olmadığını farkettim. Ama bana halen herşey normal geliyor. Bu arada annem aradı. Biz eski evde iki saate yakın vakit geçirirken, o fırtına ve karanlıkta kadın başına epey meraklanıp korkmuş. Eve döndük. Yataklara çekildik, güzel bir uyku ve ertesi sabah güzel bir kahvaltı sonrası İstanbul’a döndük.

Ben dönüş yolunda “ne kadar mükemmel insanlar, ne konuksever insanlar” şeklinde düşünürken, herhalde onlar da “Ulan herife bak; bizimle tanışmaya geldi. İki şişe şarap içti, banamısın demedi. Acaba alkolik mi bu çocuk? Ayrıca çok da düşüncesiz herhalde.” diye düşündüler…

Reklamlar

2 thoughts on “Kız Ailesi İle Nasıl Tanışılmaz

  1. öyle düşünselerdi sen parmağındaki o yüzüğü taşıyor olur muydun? bence dayanıklı çocuk imajı verdiğin için kapmışsın kızı! ya da bir yerlerde film koptu, bir sözleşme filan imzaladın??? ipucu vermiyor mu karıcığın?
    denize dalıp anahtarı getirişini anlatırsın diye heveslenmiştim… o daha komik!

    • İmzaladığım sözleşmeyi nikâh sonrası bir müddet sen saklamıştın bizim için. Şu kırmızı kaplı uzunca defter. Başka birşey imzalmadım. Yüzüğü de çok nadir takıyorum. Anahtar işini ayrıca anlatırım. Gerçekten daha komik, ama kronolojik olarak, okurlarımızı önce kayınvalide ve kayınpederimle tanıştırmam gerekiyordu 🙂 (sanki tanımıyorlar ya)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s