Okumak hakkımız, söke söke alırız


Annem de, babam da hergün ilk fırsatlarında benim kakarakikirilerimi okuyorlar. (Anne, baba “merhaba!”)

Kendileri en sadık okuyucularım olduğu kadar en acımasız eleştirenlerim. Bugün mesela, geldim ki annemden bir email: “35’inde lolita” yazısının haber verildiği mail üzerine sadece“müdahale” yazmış bana geri göndermiş. Başta anlayamadım, sonra hemen yazının içindeki kelimeyi hatırlayıp yazıya baktım. Ben haldır huldur yazarken, müdahale yerine, müdahele yazmışım, annem de olaya müdahale etmiş! (Sonra da gelmiş bana, bu “konuşurken ya da yazarken birilerinin yanlışını düzeltme” huyun çok bakıcı kaçırdı diyorlar! Nereden aldım huyumu acaba?  Şimdi anneme bağlamış gibi oldum huyumun kaynağını ama babamın da hatırı sayılır düzeltme huyu vardır. Zaten mesleğini ona göre seçmiş bence: müfettişlik- hayatını başkalarını eleştirip bunu raporlamaktan kazanıyor!)

Geçen hafta annem ve babamla birlikteydik ya, böylece onların okumalarına da şahitlik edebildim. Okurkenki bazen ciddi, bazen keyifli yüzlerini görebildim. Gerçi okuma anı dışında da bol bol kakarakikiriden bahsedildi: her gülüştüğümüz olayda, “bak bunu da kakarakikiri’ye yazabilirsin.”, “ay dur sakın bunu yazma”, “yoksa malzeme mi topluyorsun?” gibi yorumlar havada uçuşuyor! 

Okumaları esnasında acımasız olabiliyorlar: “şöyle yazsaydın, şurada virgül olmalıydı, soru gibi bitirsen daha komik olurdu” gibi. Ela bile, “Anne ben öyle dememiştim. Şöyle demiştim.” gibi bu gönüllü edebiyat eleştirmenleri kadrosundaki yerini alıyor.

Baktılar, yorumlarına sadece gülümsüyorum, başka tepki vermiyorum, annem “bir şey yazıyorsan, eleştirilere de açık olmalısın” dedi. Ben de “yooo” diye cevap verdim.

Annem ciddi bir havaya büründü: “Beğenilmek istiyorsan, bu eleştirileri dikkate almalısın” dedi

Ben: “Hiç de değil. Siz tabi yorum yapabilirsiniz. Ama ben dikkate almak zorunda değilim.” dedim.

Annem hızını alamadı. “Öyle mi canım?!? Biz de seni OKUMAYIZ!”

Ela annanesinin peşine düştü: “Evet, OKUMAYIZ” (Sanki okuyor?!? Tatil boyunca kitap kapağı açmadı.)

Babam da bu ekipten güya ama, mütebessüm (doğru yazdım mı anne?-19.08.2011 Al işte bugün düzeltme geldi: doğrusu “mütebessim” ‘miş. ) bir ifadeyle bulmaca çözmeye devam ediyor.

Velhasıl, önemli bir okuyucu kitlemi kaybettim sanıyordum, bugün “müdahale” düzeltmesi gelince rahatladım.

Hu huuu Zihnipaşa’ya selamlar! İkinizi de HASRETLE öpüyorum.

Reklamlar

4 thoughts on “Okumak hakkımız, söke söke alırız

  1. Sizi kaybedersem halim nice olur Erhan Bey’ciğim? Düzeltme yapılmış, olurunuza sunulmuştur!
    Bu arada haksızlık etme, blog camiasında dil bilgisi kurallarına dikkat eden, yazım hatası benim kadar az birisi varsa, getirin elini öpeceğim:)

    • Eline sağlık güzel olmuş. Öte yandan, insanın annesi bile gözünün yaşına bakmıyorken, arkadaşının yerine mutfağa göndermeye çalıştığın ben, yani elin oğlu neden acıyayım sana :-). İşte Selgin’in defteri, işte Günther’in Dolce Vita’sı. Yazım hataları yok ya da minimum. Ama ben senin de yazılarını, üslûbunu ve temâşanı hayli güzel ve keyifli bulup okuyorum. Yazmaya devam. Bir gün herkes bizi okuyacak 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s